Archive

Posts Tagged ‘Eğitim’

Domates ve enginarın eğitime faydaları

enginar1Okan Şahin, Manisa Şehit Gürkan Gökçek İlköğretim Okulu’nun müdürü. Okulun bahçesinde öğrencilerle birlikte yetiştirdiği domates ve enginarların geliriyle, tam donanımlı bir eğitim yuvası haline getirdiği bu köy okulunun, resim atölyesi, fen laboratuvarı, spor alanları ve hızlı internet bağlantısı bile var! Yeşilköy’ün çocukları artık geleceğe daha umutlu bakıyor.

Manisa’ya bağlı Yeşilköy’de bulunan Şehit Gürkan Gökçek İlköğretim Okulu, domates ve enginarın eğitime de faydalı sebzeler olduğunu kanıtladı. 2004’te okula müdür olarak atanan ve eşiyle beraber Manisa’da yaşayan Okan Şahin, köyde yalnız kalınca boş zamanlarını değerlendirmek ve köyün verimli topraklarından yararlanmak için önce okulun arkasındaki bahçeye domates ekmiş. Daha sonra bunun okuldaki şartları iyileştirmek için maddi kaynak oluşturabileceğini fark eden Şahin, geçen yıl domates ekiminden elde ettiği 7 bin YTL gelirle,  şimdi kütüphane ve bilgisayar laboratuvarı olarak kullandıkları ek binaların masrafını çıkarmış. Ek bina inşaatıyla beraber ekim alanı azalınca, daha fazla gelir getiren enginar ekimine geçilmiş. Okulun temel ihtiyaçları şimdi enginarların satışından gelen parayla karşılanıyor.

Yaptıklarıyla okulun ve köyün çehresini değiştiren müdür Okan Şahin’le görüşmek ve neyin ne olduğunu yerinde görmek için Manisa yollarına düşüyoruz. Milli Eğitim’de hiyerarşi önemlidir biliyorsunuz, dolayısıyla biz de ilk iş olarak Manisa Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gideceğiz. Okulda yapılanlarla ilgili bir ön bilgi istediğimiz Milli Eğitim Müdür Vekili Müşahit Bey, okulda 2004’ten beri yapılan değişikliklerle ilgili bir yazılı belge veriyor önce, ardından “Başarının mimarları köyde. Hem biz ne yaptık ki, asıl konuşması gereken onlar” diyerek Yeşilköy’e gitmemizi söylüyor. Bunun üzerine hiç vakit kaybetmeden yola çıkıyoruz.

enginar2Köyde bizi bekleyen Okan Öğretmen’le birlikte çevre temizliği etkinlikleri nedeniyle Gediz kıyısında olan öğrencilerin yanına gidiyoruz. Çocuklar bu işi angarya olarak görmesinler diye öğretmenleri bir piknik organize etmiş. Kahkahalar atarak nehir çevresini temizleyen çocuklar ve öğretmenlerin yanına giderken Okan Şahin, “Biz her şeyi eğlenerek yapmaya alıştık” diyerek söze başlıyor.

Önce köy hakkında bilgi ediniyoruz. Yeşilköy verimli toprakları nedeniyle göç alıyormuş… Yazları Güneydoğu’dan çalışmak için gelen işçilerin bir bölümü de buraya yerleşmiş. Köyün yerlileri Yörük, bir de Balkan göçmenleri var. Ezberlerimiz bize bu etnik grupların arasında sorun çıkacağını söylüyor. Ancak okulun öğretmenleri birlikte oynayan çocukları gösterip “Sorun var gibi mi görünüyor?” diyorlar.

Pikniğin sonuna yetişmişiz, okula dönüyoruz. Çocukların bir kısmı bizimle okula geliyor. Öğretmenler, öğrenciler ve okulun emektarlarıyla bahçede çay içerken domates ve enginar yetiştirme meselesini soruyoruz. Okan Öğretmen anlatmaya başlıyor: “2004’te okula tayinim çıktı. Bu benim bir köy okulundaki ilk görevimdi. Ama ben de köy çocuğuyum, Kahramanmaraş’ın bir köyünde altı kardeşimle büyüdüm. Hepimiz okumaya çok hevesliydik ve öyle öğretmen oldum. Buraya geldiğimde iki bina vardı, ana bina harabe halindeydi. İdare odası olarak muhtarlığın deposunu kullanmaya başladık. Harabenin yıkımı için bir sürü yazışma yapılmış ama sonuç alınamamış. Bakanlıkta işi takip edince iki ayda binanın yıkımını tamamladık. İnşaat artıklarını satarak kâr bile ettik. Harabeden temizlenen alanı, çocukların oyun oynayabilmesi için hemen çim saha haline getirdik. Bakımı zor olduğu için sonradan toprak sahaya döndük ama olsun.”

Şu anda okulda sahanın haricinde, bilgisayar odası, fen laboratuvarı, resim atölyesi ve anasınıfı var. Okan Şahin bu olanakların nasıl yaratıldığını şöyle anlatıyor: “Aklıma İzmit’te depremden sonra kullanılıp kalıcıları yapıldıktan sonra boşaltılan prefabrik konutlar geldi. Gerekli izinleri aldık, yıkımdan elde ettiğimiz gelirle 10 prefabrik konut alıp okulun bahçesine yerleştirdik. Dördü bizim için yeterliydi, kalanları çevredeki köy okullarına dağıttık. Asıl mesele domates ekmek değil buydu.” İş bu atölyelerin, kütüphanenin ve laboratuvarın donatılması meselesine gelince domatesler devreye girmiş. Başta perakende olarak pazarda satılan domatesler yerel basının ilgisini çekince, Migros domatesleri toptan satın almış. Atölye, kütüphane, bilgisayar odası ve fen laboratuvarı domates parasıyla donatılmış, hatta artan parayla okula bir de ek bina yapılmış. Okulun ek binası tamamlanınca, prefabrik binalar ihtiyacı olan başka okullara verilecek. Okan Öğretmen çevre köylerdeki okullarla da iletişim halinde. Buradaki eğitim kalitesi yükselince, okulları yetersiz kalan diğer köylerin çocukları da bu okula gelmeye başlamış.

Eğlenceli okul da oluyormuş

Son üç yıldır eğitim kalitesi yükselen okuldan mezun bir öğrencinin velisiyle de görüşüyoruz. Kızının bu yıl Manisa Anadolu Lisesi’ne başladığını, ilk dönem teşekkür belgesi getirdiğini söylüyor. Eskiden kızlar okula bile gönderilmezken gelinen noktaya işaret ediyor köy ahalisi. Artık köydeki çocukların tamamı okula kayıtlı. Çocuklar da hallerinden memnun, köyün en eğlenceli yeri gerçekten de okul. Anasınıfı öğretmeni Fatma Namber, çocukların okul döneminden iki yıl önce anasınıfına kaydolduklarını söylüyor. Genç öğretmen yaşadığı süreci şöyle anlatıyor: “Geldim ve çok şaşırdım. Buradaki insanlar tuhaf bir çaba içindeydi. Domates, enginar derken bir baktım ki ben de bu güzel öykünün parçası olmuşum.”

Okulun bahçesinde bir voleybol, bir basketbol, bir de futbol sahası var. Müdür yardımcısı ve müdür bey aynı odaya geçmişler, boşalttıkları yeri de masa tenisine ayırmışlar. Bir minik futbol takımı, bir kız voleybol takımı ve 22’şer kişilik iki ayrı halk oyunları ekibi kurmuşlar. Çevre köylerdeki okullarda öğretmenler bir iki yılda okullardan ayrılırken buraya gelenler ayrılmak istemiyormuş. Okan Şahin bunun sebebini “Motivasyon için de çalışmalar yaptık” diyerek açıklıyor. Örneğin başarılı öğretmenlerin belgelerle ödüllendirilmesi sağlanmış. Ayrıca öğle aralarında Okan Öğretmen’in düzenlediği mangal partileri var. E bir de ortada mutlu öğrenciler olunca öğretmen kadrosu daralacağına genişlemiş. Okulun namı Manisa’ya kadar yayılmış. Dört öğrenci eğitim kalitesi nedeniyle Manisa’nın merkezinden bu okula geliyor.

Bu yıl bahçeye enginar ekilmiş. Enginar bahçesine geçiyoruz, çocuklar ve Okan Öğretmen kolları sıvayıp enginarları topluyorlar. Torbalanan enginarları köylüler satın alıyor, okulun ihtiyaçları bu gelirle sağlanıyor yine. “Toprak, okulun bahçesinde de karşıdaki evin bahçesinde de aynı” diyor müdür bey. Tembellikten dert yanıyor. Köyün sorununun fakirlik değil, tembellik ve cehalet olduğu kanısında.

“Köylülerin, çocukları eğitildiğinde ne kazanacaklarını bile bilmediklerini, “Nasıl olsa toprakta çalışır, hayatlarını kurtarırlar” düşüncesinin hâkim olduğunu, verdikleri mücadelenin buna karşı olduğunu söylüyor Okan Öğretmen ve devam ediyor: “Bu köyün eski adı ‘Geriköy’müş. Manisa’yla buranın arasında yol olmadığı zamanlarda, şehre Saruhan’dan dolanarak gidilirmiş. O nedenle köyün adı böyle konmuş. Ne zaman yollar açılmış, insanlar bu köyün farkına varmışlar.”

Yeşilköy’deki insanlar topraktan gelir elde edebildikleri için okumayı önemsememişler. Ancak okul bu kadar çok öğrenciye kaliteli bir eğitim verince, veliler de okul öğretmenlerine çok büyük saygı duymaya başlamış. Okan Öğretmen ne istese yapılıyor okula. Geriköy’ün zihinleri yeşeriyor, Yeşilköy yeni adını artık daha çok hak ediyor. Bir iz bırakmanın peşinde olan bir öğretmen, bir köyün kaderini değiştiriyor. Birçok akıllının “delilik” diyeceği işleri, Okan Öğretmen yavaşça hallediyor.

Categories: Toplum Yaşam Tags: , ,