Archive

Posts Tagged ‘Adana Demirspor’

“Hoş geldin yoldaş Livorno”

livorno1İtalya’da liman işçilerinin takımı olarak bilinen, komünizme bağlılığıyla tanınan Cristiano Lucarelli’nin kaptanı olduğu Livorno’nun yolu Adana’ya düştü. Türkiye’deki demiryolu işçilerinin takımı olan Adana Demirspor, bu Serie A takımına ev sahipliği yaptı. “Belki şehre bir film geldi, bir futbol panayırı oldu yazılarda.” Yeni Aktüel oradaydı.

Fotoğraflar: GÜVEN POLAT

Adana Havalimanı’ndayız, hava kararmadan az evvel… Tek tük taraftarlar, ulusal basından bir tek Yeni Aktüel var, yerel basındaki arkadaşlar da gelmiş. Yanlarına gidip tanışıyor, sohbet etmeye başlıyoruz. Bütün gezimiz boyunca duyacağımız “Adana Demirspor, Süper Lig’i hak ediyor” cümlesini ilk defa burada işitiyoruz. Kentte kimse Adana Demirspor’u (ADS) 2. Lig B Kategorisi’ne yakıştırmıyor. Genç bir taraftar geliyor ve birkaç saat sonra yaşanacakların ne anlama geldiğini daha işin başında anlatıyor: “Eskiden istasyonda Mersin’i bekliyorduk, şimdi havaalanında Livorno’yu bekliyoruz, işe bak.”

ADS, mazisi çok güçlü, Adana’da büyük kitleler tarafından desteklenen, demiryolu işçileri olarak tanındıkları için Türkiye’nin birçok kentinde sempatizanları bulunan bir kulüp. Son yıllarda özellikle ADS’nin etkili tribün grubu Şimşekler, dünyada filizlenen “Endüstriyel Futbola Tavır” hattına kulübü hızlı bir şekilde entegre etmişti. Livorno’yu beklerken Şimşekler Grubu’nun basın sözcüsü İbrahim Kandemir’le karşılaşıyoruz ve ondan Livorno maçı sürecini anlatmasını istiyoruz. Kısaca özetlemek gerekirse, yaklaşık iki yıldır taraftarlar arasında internet üzerinden yakınlaşma sağlanmış. “Forza Livorno” adlı internet grubu da bu yakınlaşmada önemli bir işleve sahip. İki tarafın da hayatı algılama biçimi benzerlikler gösterdiği için yazışırken dostluk maçı fikri ortaya çıkıyor, sezon açılışına yetişmese de 4 Eylül 2009 için kulüpler sözleşiyor. İbrahim Bey’e Adana Demirspor’un taraftarlar açısından solun adresi hâline gelip gelmediğini soruyoruz ve ilginç bir yanıt alıyoruz: “Adana Demirspor, endüstriyel futbola karşıdır ve taraftarlar da buna karşıdır. Bu durumun getirisi neyse bu yaşanacaktır. Çok keskin çizgiler çizmeye gerek yok. Bu ailenin içinde sosyalist olmayan insanlar da var. Bunu kabul etmeliyiz, onları görmezden gelemeyiz.”

Yer: Adana, adres: Düşler sokağı

Saatler 20:30’u gösterdiğinde havalimanına Livorno’nun uçağı iniyor. Yaklaşık 2 bin kişi, uçak sesiyle hazır kıta hâline geliveriyor. Cam kapıların ardından Livorno takımı göründüğü an, Livorno’nun resmi marşı olarak kabul edilen “Bella Ciao”, ADS taraftarları tarafından söylenmeye başlıyor. İtalyan futbolcular, fotoğraf makineleriyle ses ve görüntü kaydederken, İtalyanca yazılmış “Hoşgeldin Yoldaş Livorno” pankartını fark ediyorlar. Polis koridoru gevşiyor, ADS taraftarları başta Cristiano Lucarelli olmak üzere futbolcularla ardı ardına fotoğraflar çektiriyor. Adana’da bir futbol masalı yaşanmaya başlıyor.

livorno2Havaalanından, ADS Başkanı Bekir Çınar’ın düzenlediği yemeğe geçiliyor. İki kulübün yöneticileri ve futbolcularıyla biraradayız. Cristiano Lucarelli, hayatında bir ilke imza atıyor ve sıcak pideyi acılı ezmeye bandırıyor. Bu sırada ADS’li futbolcuların yanına geçiyoruz. Takım adına Kaptan Cem Hallaçeli’yle ilginç bir sohbet içinde buluyoruz kendimizi.

*Uzun zamandır beklenen bir maçtı. İnsan ne soracağını da şaşırıyor. Ne diyorsunuz olan bitene?
Biz de ne söyleyeceğimizi şaşırdık. Uzun zamandır Adana’ya bir Avrupa takımı gelmiyor. Başkanlarımız da böyle bir şey düşünmüşler, Livorno’yu davet etmişler. Onlar da kırmamış, gelmiş. Güzel yani, bakın onları yemeğe davet ettik. Yarın da bir maçımız var. Dostluk, kardeşlik çerçevesinde onları ağırlarız, maçımızı yapar ve yolcu ederiz.
*Alt liglerde top oynamak birçok futbolcu için “demotive” olma sebebi oluyor. Fakat siz Adana Demirspor’da büyük camia olmanın tadını alıyorsunuz. Adana Demirspor’da futbolcu olmak nasıl bir duygu?
Ben buranın altyapısından yetiştim. Bu kulüpte olmak çok güzel bir duygu. Bizim yerimiz Süper Lig ve Avrupa. Türkiye’nin birçok yerinde Demirspor’a sempati duyan insan var. Burası büyük bir camia. Bunu her yerde söylüyorum. Şimdi Livorno’yla maç yapıyoruz bakar mısınız?

***
Gerçekten de önemli şeyler söylüyor Cem Hallaçeli. Uzun dönemler Fenerbahçe’de forma giymiş olan ve şimdi ADS’nin teknik direktörlüğünü üstlenen Abdülkerim Durmuş, bu maçın sporcular açısından da farklı anlamları olduğunu anlatıyor. Genç oyuncular açısından bakıldığında ileride Süper Lig’de ve Milli Takımlarda uluslararası maçlara çıkma olasılığı yüksek oyuncular var ama belki de hayatında ilk ve son defa bir yabancı takımla maç yapacak olan oyuncuları da hatırlatıyor Abdülkerim Hoca. İşin böyle de bir insani boyutu var. Dile kolay: Bir Avrupa takımı 30 yıldır ilk defa Adana’ya uğruyor. Hem de bir sivil inisiyatifin neticesinde.

Maç günü gelip çatıyor. Livorno sabah saatlerinde, Aytaç Durak Tesisleri’nde bir ter antrenmanına çıkıyor. Ardından da Livorno yöneticileri, teknik heyeti ve Cristiano Lucarelli’yle ortak basın toplantısı yapılıyor. “Türk futbolunu tanıyor musunuz, Adana’yı nasıl buldunuz” gibi sorularla geçen basın toplantısının ardından aşırı sıcak nedeniyle takımlar dinlenmeye çekiliyor ama bu defa da taraftarlar sokakları hareketlendirmeye başlıyor. Kent merkezinden, Adana 5 Ocak Stadı’na doğru yol alınıyor. Ellerde Che bayrakları, dillerde devrimci sloganlar, Adana cadde ve sokakları adeta bir eylem merkezi gibi… Taraftarlar arasında sürekli bir bilgi akışı var. Bilenler bilmeyenlere Livorno’yu ve Cristiano Lucarelli aforizmalarını anlatıyor. En revaçta olan öyküyse zamanında Lucarelli’nin yaptığı “Benim milli takımım Livorno’dur” açıklaması.

livorno3Maç saati geliyor. Şimşekler grubu tribünlerde yeri göğü inletiyor. Che bayrakları, Deniz Gezmiş resimleri, orak çekiç figürleri. En güzeliyse, ortasında lokomotif bulunan “Raydan Çıktık” pankartı. Faşizmin, cemaatçiliğin ve parasal gücün bu derece hâkim olduğu futbol atmosferinde, raydan çıkmış bir takım ADS. Livorno’ysa onu kutsamaya, onun elinden tutmaya ve onunla dayanışmaya gelmiş. Futbolun Spartaküs’ü, sahaların Don Kişot’u Cristiano Lucarelli’yi tribünler çağırıyor. Lucarelli onları alkışlayarak selamlıyor önce. Birden sahaya Rafet adında bir çocuk atlıyor. Herkes bu ufaklığı çok iyi tanıyor, artık takımın maskotu olmuş. Rafet tutuyor Lucarelli’nin kolundan, götürüyor tribünlere. Cristiano, sol yumruğu havada tekrar selamlıyor Şimşekler’i.

Maç başlıyor, meşaleler yanıyor, itfaiye sıcaklayan tribünleri suluyor. Adana’da bir yaz gecesi, bir futbol düşü gerçek oluyor. Serie A’nın asi çocuğuyla, Adanalı işçi takımı buluşuyor. Sonuç 0-0 berabere ama kimsenin maçı izlediği falan yok. Adana’da dünya değişiyor. Başka bir futbolun mümkün olacağı anlaşılıyor.

LUCARELLİ: “BU KARŞILAMA BİZİM İÇİN BÜYÜK ONUR”

Maçtan bir gün önce akşam yemeğinde biraraya geldiğimiz Cristiano Lucarelli’yle hem Adana seyahati hem de futbolculuğu üzerine konuştuk.

*Adana Demirspor’dan ne zaman haberiniz oldu?
Maçtan 10 gün önce. Maçın kesinleştiği bilgisiyle beraber Adana Demirspor’dan haberimiz oldu.
*Havaalanı karşılamasında sizin marşınız olarak kabul edilen “Bella Ciao”yu duyunca neler hissettiniz?
Çok memnun oldum. Çok hoş bir karşılamaydı ve büyük bir sürpriz oldu. Bunu beklemiyorduk. Bu karşılama bizim için büyük bir onur.
*Livorno’nun İtalya’daki rolünü biliyoruz. Bunun Türkiye’deki karşılığı Adana Demirspor. Sol kültür açısından Livorno’nun liderlik yaptığını düşünüyor musunuz?
Liderlik demek yerine şunu söyleyebilirim, umuyorum ki bu iki takım arasında çok büyük bir dostluk kurulacak. Bunun sağlanması için buradayız ve birlikte özel bir şey yapıyoruz.
*Dergimizde portrenizi yayımladığımızda sizin için “Futbolun Spartaküs’ü” yazdık. Siz kendinizi böyle görüyor musunuz?
Bu sözleriniz için size gerçekten çok teşekkür ederim.
*Biraz da futbol konuşalım. Kariyerinizde 110 gol var ve yeniden Livorno’ya döndünüz. Kaç gol hedefliyorsunuz?
Bu sezon 15 gol atmayı hedefliyorum.
*Çok mütevazı bir futbolcusunuz ve liginizde Mourinho gibi kibirli bir teknik adam var. Mourinho’yu nasıl buluyorsunuz?
Onun çok önemli ve sempatik bir teknik adam olduğunu düşünüyorum. O her zaman doğru bildiğini söyleyen biri.
*Livorno kariyeriniz için son durak mı?
Evet, son durak.